‘Pernille’ adlı dizi üzerine

Geçen aylarda izlediğim bu dizi üzerine yazmak bugüne kısmet oldu. Diziye başlarken aman iyi süresi kısaymış diye başladım. Sonra çok sezon olduğunu fark ettim. Ancak izlerken insanı yormuyor, hızlı akıyor. Dizi izleyemeyen ben bile izleyebildim. Konusu sosyal yardım görevlisi bir kadının hem iş hem özel hayatı çevresinde dönüyor. Birilerine yardım etmeyi her iki alanda da görev edinmiş bir kadın. Bir yandan da kendine yardım konusunda hiç acıması yok. Kendine dönük eski eş ve ondan olan çocukları, bir yandan babasının yaşına uygun olmayan talepleri, diğer yandan kaybettiği kız kardeşinin yası… Yazamadığım daha bir çok şey.

Farklı bir dizi, izlerken kendimden çokça şey buldum. Özellikle insana yardım alanlarından birinde çalışıyorsanız siz de mutlaka kendinizden çok şey bulacaksınız. Bazen de kişilik yapınız, geçmiş öğrenmeleriniz sizin bu dizideki karakter gibi sıkışmış yanlarınıza denk düşecek. 

Hani bir söz var ya,  en çok yardım edenin en çok yardıma ihtiyacı vardır, diye. Burdaki asıl mesele terzinin kendi söküğünü görememesi değil onu öncelik sırasına koyamayaşıdır. Hayatında öncelik verdiği o kadar çok şey vardır ki kendisine hiç sıra gelmez. Kimse de al bu senin için demez, demicektir. Etraftamızda sadece kendi ihtiyaçları için yaşayan o kadar çok kişi var ki onların içinde kalıp kendi sesini duymak çok zor olacaktır. O yüzden sayıca az olan bu kişilerin (yani diğerlerinin ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarının önüne alan) en çok kendilerine zaman ayırması gereken kişiler olması gerekir. Çünkü kendilerinden başka kendilerine yardım edecek kimse yoktur. Yardım konusunda gönüllü olan bu kişilerin de kapısını çalmayı herkes kendine hak görmektedir, niye senin işin bu değil mi, diyerek. Burda, evet işim bu ama sınırları ben koyarım, deme hakkımız vardır.

Çok uzatmadan izlemek isteyenler için önerilere eklenebilecek bir dizi. İyi seyirler…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!