Oruç üzerine deneyimlerim…

Geçmiş yıllarda aralıklı oruç üzerine birkaç yazı yazmıştım. O yazıların üzerine başka yazı yazmadım, bu yazı hem ona gönderme hem de bambaşka olan dini oruç deneyimime gönderme olacak.  Aralıklı orucu yaklaşık 4/5 yıldır yapıyorum, bu süreçte kendi ihtiyaçlarıma göre çok şekillendi, bazen sabah yemedim bazen öğlen bazen akşam. Sonra baktım ki benim vücuduma bazı şeyler iyi gelmiyor, bu kez de kendi ritmime göre devam ettim. En sağlıklısı da bu sanırım, diğer türlüsü eziyete dönüyor. Başladığım noktadan bugüne dönecek olursam eğer atıştırma alışkanlığım tamamen bitti, canım eskiden çok tatlı vs çekerdi çok azaldı. Eskiden çok lezzetli gelen pastane ürünleri eski tadı vermiyor, ha yine de yiyorum huylu huyundan vazgeçmiyor J Uzun süre birşey yemeden duruyorum, açlık hissim azaldı, vücut direncim arttı, eskiden nerdeyse her ay hasta olurdum uzun zamandır maşallah diyeyim ayakta geçiriyorum. Kilom inişli çıkışlı, bazen zayıflıyorum bazen alıyorum, bunun sadece yemekle ilgili olmadığını da öğrendim, başka birçok faktör etkili. Ruh halim de çok değişti, eskiden çok kaygılıydım şimdi o çok azaldı. Zaten disiplinli biriydim daha da arttı. Odaklanmam çok iyi. İyiki bu düzene girmişim. Bazı insanlar doğal olarak aralıklı oruç tarzında besleniyorlar, belki doğup büyüdükleri aile ortamından belki kendi vücut ritimlerinden. Ben o gruptan değildim, gece 11 de kahvaltı sofrası kurup yerdik kardeşlerimle. Öyle basit şeyler de değil, kızartmalar başta olmak üzere bir sürü ağır şey. İşin garibi o zaman sindirebiliyorken şimdi sindiremiyorum. Vücut da artık yoruluyor ve daha sade şeyler istiyor.

Şimdiye kadar anlattıklarım şimdikine zemin oluşturacak. Dini orucu çocukluğumdan bu yana çok zorlanarak tuttum, hele Adana’da yaz aylarında oruç tutmayan ben oruç tutuyorum demesin. Kesinlikle insanüstü bir deneyim, Arap çöllerindeki kardeşlerimizi en iyi biz anlarız J  Çocuksun, hava sıcak, yemeye de çok düşkün olunca bu iş işkenceye dönerdi. O zaman herkes tutardı ve normali buydu, o yüzden tutmamak gibi bir seçenek yoktu. Ha evde kimse zorlamazdı tut diye, bazen sahura kalkıp yiyip, orucu tutmadığım olurdu. Yani oruç benim için çok zor bir işti. Yetişkin olunca da bu zorlanmalarım yine oldu, bu kez baş ağrıları, halsizlik, uyku hali… Zorlanarak yapıyordum ve bazen birçok ibadeti yapmıyorum bari bunu da yapmayım diyerek tutmadığım oluyordu. Kimi kandırıyorum ki diyerek yapmak istemiyordum. Birkaç yıldır ise kendime daha şefkatli yaklaşarak, bir şeyi yapabiliyorsam ve diğerlerini yapamıyorsam o birini niye yapmayayım demeye başladım ve bunu Allah bana sevap yazsın diye değil, bu bana iyi gelecek diye yapmaya başladım ve hakkaten de iyi geldi. Bedenim ve ruhuma iyi geldi. Bu yılki orucun son günlerine denk gelen bu yazımda orucun benim hayatımda bu kez neleri farketmemi sağladığını yazmak istiyorum.

Bu yıl ve bundan önceki birkaç yıl kimseyle görüşmek istemedim, daha kendi içimde, kendimle kalarak geçirmek istedim. Ne kimseye iftara gitmek istedim ne de bana gelsinler istedim. Öyle özel yemekler ve sofralar da hazırlamadım. Çocuklar ve eşim o saatlerde havuzda olduğu için ben genelde tek kaldım, kendimi daha çok dinledim. Şunu farkettim çoğu zaman yemek başka ihtiyaçlarımın önüne geçiyormuş, eve gelince hemen birşey yemeliyim, saati geciktirmemeliyim kısmı bende çok stres yapıyormuş, oruçlu olunca istemesem de eve gelince yemedim. O ortadan kalkınca asıl ihtiyaç duyduklarımı farkettim, bazen uyumak, bazen birşey izlemek. Aslında dinlenmek. Normalde eve gelince bazen çok uykum olurdu ama uyumazdım, ya uzun süre uyursam ve gece uyuyamazsam… Ne demiş ünlü düşünür Polat Alemdar, sonunu düşünen kahraman olamaz J O demişti  sanırım, neyse çok kurcalamadan, ben çok sonrasını düşündüğüm için rahatlayamıyordum. Bu vesileyle sonrası otomatik olarak ortadan kalktı ve ben eve gelince biraz uyudum bazı günler. Farkettim ki uyuyunca daha az yiyorum. Çok umursamıyorum yediğim şeyleri. Vücudum daha rahat. Bu arada akşamki uyuma oruç dolayısıyla olan bir uyuma değil, gayet enerjik geçiriyorum orucu, günde bir saate yakın yürüyorum, ev işlerini ve işteki işlerimi hallediyorum, sadece öğleden sonra okumak eylemi biraz zorlayıcı oluyordu onda da muhtemelen normal zamanlarda kahve içiyor oluşumun etkisi olduğunu düşünüyorum.

Bu yılki oruç bana uyku ve dinlenme ihtiyacının yemek ihtiyacıyla karışabildiğini ve asıl ihtiyaç duyulanın karşılanmazsa onun yerine koyulanın asla doyurmadığını gösterdi. Bu yıl güzel bir deneyim kazandım. Normalde ne var bunda bilmeyecek diyenler olabilir, bir şeyi akılla bilmek ayrı, bütün bedenin ve ruhunla anlamak ayrı. O akıl kısmında zaten ben de herkes gibi biliyordum, ama bu birşeyleri farklı yapmak için asla yeterli olmadı. Uygulamaya koymak için bir yaşantıdan geçmem gerekiyordu. Bu yıl orucun bana katkısı dinlenme ihtiyacıma sahip çıkmam ve onu karşılamam oldu. Eminim herkese farklı katkıları olmuştur. Bunu da kendimden bir parça olarak paylaşmak istedim. İnsan kendini açarken korkuyor, gereksiz yıkıcı şeylerden. Kolay değil kendini anlatmak. Yine de içimden dürten sese sahip çıkıyorum. Belki kendi deneyimlerinizi de paylaşmak istersiniz. Yorumlar kısmına bırakabilirsiniz. Güzel deneyimlere …

2 thoughts on “Oruç üzerine deneyimlerim…

  1. Ne güzel anlatmışsın arkadaşım. Samimiyetin her okuyana yansıyordur.Orucunu Allah kabul etsin.Sana kazandırdıklarını da sen kabul etmişsin zaten .

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!