Site icon Gülbahar MENEVŞE Blog

Mother (2020) filmi üzerine

Bu fotoğraf, https://m.imdb.com sitesinden alınmıştır.

Şöyle hayatın içinden olsun , biraz kafam dağılsın diye bir film açtım sonra sürekli film donup kalınca bu film karşıma çıktı. Bu aralar,aslında uzun zamandır, aşağı yukarı 15 yıldır ağır filmleri izleyemiyorum ; hayatın içinden gerçek ağır şeylere şahitlik ettiğim için olsa gerek. Yine de tamam izle bunu dedim. Film tam bir psikoloji ders filmi olacak nitelikte: kişilik bozuklukları, çatışmalı aile ilişkileri, bağlanma, oyun bağımlılığı, rast gele seks, şiddet , istismar ve bir çocuğun ebeveynine ebeveyn olması dahil bir sürü şey var. Tabiki filmi anlatmıcam ben kim film elestirmenliği kim. Zaten gıcık da oluyorum öyle her şeyi yorumlayıp eleştirmeye çalışanlara. Gel sen yap desen çıt yok. Neyse ben sadece bir iki nokta söyleyip bırakacam.

Film çok dolu insan ve halleri üzerine. Beni en çok o küçük çocuğun çaresizliği etkiledi. Ben de anneyim, filmdeki annelerin hallerine de baktım. Annelikten önce kişilik var, bazı bağımlılıklar var. Yani anne olmak onu hakkıyla yapabilir olmak değil. Filmdeki çocuk bir çocuk olmasına rağmen bir yetişkin gibi (!) davranıyor. Annesinin utanması gereken durumlarda (uyuyan çocuğunun yanında sevgilisiyle birlikte olmak) kendisi ortamdan uzaklaşacak kadar da olayların farkında bir çocuk. İhmal burda az ciddi anlamda istismara uğramış bir çocuk. Annesi ise gerçek anlamda psikopat, bağımlı, kendi ihtiyaçları için herkesi ve her şeyi kullanan ve o şey ve kişilere karşı gram duygu ve vicdan hissetmeyen biri. Gerçekten kapatılıp izole edilmesi gerekiyor, tedavi kısmını aşmış. İzleyenler ne demek istediğimi anlayacaklar. 

Burda çocuğun film boyunca annesine olan bağlılığı çok farklı ve çok tanıdık. Bu bağımlılık değil bağlılık. Bana geçmişte gördüğüm bir kız danışanı hatırlattı. Adli vaka olarak gelmişti bana, annesi sevgilisiyle bu kızın gözü önünde birlikte oluyor, adam kıza da birşeyler yapıyor ve anne kızı korumuyordu. Devlet olaya el koymuş kızı almak istiyordu. Kızın o günkü söyledikleri ve çocuğun filmde söylediği şey aynıydı: ben annemi çok seviyorum.

Filme dönecek olursam eğer filmde çocuk gerçekten terk edilmişti, babası, dedesi, nenesi, teyzesi, devlet vs. tarafından. Eğer yanında kendisine eşlik eden başka bir yetişkin olsaydı annesiyle ayrışması bir noktada olurdu ama olamadı. Etrafımızda çokça var, bazen çok yakınımızda bile. Ama bu çocuğa olanlar gibi oluyor birşey yapamıyoruz, gücümüz yetmiyor. Umarım bu film bazılarımızın hayatına dokunur ve sağlıksız olan bağlarımızı gevşetmemizi sağlar. İyi izlemeler…

Exit mobile version