Site icon Gülbahar MENEVŞE Blog

Herkesin keyfi yerinde!

Bazı filmler bazı konuları o kadar güzel anlatır ki her şey yerli yerine oturur. Bildiğin, hayatın içinden duyguları çok yerinde verir. Burada bahsedeceğim film tam da böyle bir film. Sıradan, hayatın içinden, düz bir film. Hayatın birçok duygusunu içinde barındıran. Bir adam yaklaşık 8 ay önce eşini kaybediyor, çocuklarının her biri büyümüş ve kendi düzenlerini kurmuş. Özel bir günde çocuklarının kendisine gelmesini beklerken ( Şimdiye kadar hep gelmişler.) bu kez hiç biri gelmemiştir. Bu duruma icerlenmek yerine kalkıp her bir çocuğu kendisi ziyaret etmek ister. Her birine sürpriz yapmak ister. Çocuklarıyla karşılaştığında istediği gibi gelişmez görüşmeleri. Çocuklarının kendisinden birşeyler sakladığını hisseder. Onları hep eski , çocuk halleriyle görür. Onlar da babalarını eskiden olduğu gibi hep mutlu etmek isterler. Daha fazla filmi anlatmayayım. Klasik bir aile filmi gibi görünse de iç dinamikleri insanı derinden sarsan bir film. Şimdi filmden merkez alarak biraz filmin dışına çıkmak istiyorum. 

Sıradan bir ailede anne baba ve çocukların bir üçgen oluşturması beklenir. Dengede olan budur ne yazık ki birçok ailede bu üçgen oluşmaz onun yerine nerdeyse üç bilinmeyenli bir denklem oluşur. Bir tarafta baba kişisi bir tarafta anne ve çocuklar. Baba olayın dışında kalır çoğu zaman. Bazen geçmişten gelen baba eve para getirir rolü, bazen ataerkil sistemde otorite kişisi olduğu için çocukların seviyesine inmez, inemez. Bazen de baba bu sürece girmek ister ama anne kişisi bırakmaz. Özellikle anne yalnızsa ve eşinden memnun değilse o adamın o ilişkiye girmesi çok daha zordur. Bazen de kadın dahil etmek ister ama adam istemez. Halbuki bir çocuğun büyümesinde anne kadar babanın da rolü büyüktür. Çoğu zaman anneden daha çok etkiler baba çocuğu. Anne çoğu zaman çocuklarla baba arasında iletişimi sağlayan (!) bir görev de alır kendine. Bazen çocuklarla baba arasındaki makas çokça açılır. Bilerek ya da bilmeyerek babalar bu hayali üçgende çoğu zaman yoklardır. Bu durum hem çocuğa hem babaya eziyet olur çoğu zaman. Dünya değişti eskiden babaların çocuklarına duygusal yatırımı pek yoktu, beklediği duygusal şeyler de pek yoktu ama artık öyle değil. Daha küçük gruplar halinde yaşıyoruz daha küçük bağlarımız var. Dolayısıyla bu yakın ilişkiye çokça ihtiyacımız var. Filmi izlerken çok etkilendim. Anne, baba ve çocuk açısından baktım. Gerçekten insana çok şey katan bir filmdi. Robert De Niro için izlediğim bir filmdi. Birilerine denk gelmesi niyetiyle…

Exit mobile version