
Filim için daha güzel bir görsel koyabilirdim ama istediğim görüntüleri alamadım. Netflixten de ekran görüntüsü alamadım filmi izlerken. O yüzden bununla idare edecez. Son günlerde izlediğim keyifli filmlerden. İzlerken abartı olan şeyler illaki var film sonuçta ama derinliği de olan bir film.
Özellikle kadınların belli bir yaştan sonra ( genelde kırk) yaşadığı kırılma üzerine bir film. İnsanları kırmamak için uğraşan, istemese bile ‘nazik’ davranan, ondan beklenen kalıplara uyum sağlayan bir kadın ve bunlara eşlik eden bedensel ve ruhsal sıkıntılar. İzlerken çok tanıdık gelecek. Filmde kadın karakter şifacı olan birine gidiyor ve ondan sonra içinden bambaşka biri çıkıyor. Bambaşka ama kendi aslında. Yıllarca bastırdığı, korktuğu, kabul görmek istediği için görmediği, yok saydığı kendi. Kadınlarda özellikle bu çok yaygın. Belli bir yaştan sonra birşeylerin anlamsız gelmesiyle birlikte değişim zilleri çalmaya başlıyor. Filmde bir sahne çok hoşuma gitti. Trafikte kendisine yol vermeyen birine önceleri birşey diyemezken sonra onun peşine düşüp istediğini almaya çalışıyor. Hayatın bir çok alanında benzer şeyler oluyor aslında. Bize verilmeyeni almayı öğreniyoruz. Tabiki her bastırılan şeyin ortaya çıkışı biraz fazla olabiliyor o nedenle her şeyin yavaş ve sakin gideni makbuldür, yılların yokluğunu bir günle telafi etmek bünyeye ağır gelir. Burda izlediklerimiz ne de olsa film, gerçek yaşamda ne yaşam ne de biz bu kadar ani ve fazla değişimi kaldırabiliriz. Sindire sindire değişmek niyetiyle. İyi seyirler…