Kopuk olmak

Çocukluğumdan bir anı kalsın 💚

Son günlerde üzerinde düşündüğüm bir konu bu kopukluk. Kendi penceremden , dilim döndüğünce anlatacam. Bağ kurmak, ilişki içinde olmak, yatırım yapmak, emek vermek, çabalamak, el uzatmak demek. Genelde bağ kurma insanlar arasında düşünülse de diğer canlılarla da aramızda oluşan ilişki. Ve genelde iki tarafın birbirine karşılıklı yaptığı birşey. Olur mu canım anne ile bebek arasında olan karşılıksız diye düşünebilirsiniz ki öyle değil. O da karşılıklı, biri verdikçe diğeri alır ama bir diğeri de diğerine birşey verir. Şöyle düşünün anne süt  verir bebek kaka verir. Anne temas kurar Bebek gülümser. Örnekler çokça , çok detaya girmek istemiyorum. En temel ilişkimizde bile bu iş karşılıklı oluşuyor. İlişkiler ne kadar emek verilerek elde edilmişse o kadar bağlar güçlü oluyor. Ama eh işte denilerek yapılmışsa, merkeze kendini alarak bir diğerini önemsemeden, onun gerçek ihtiyaçlarını görmeden, sadece fiziken bir arada bulunulmuşsa bu iliskiler bir noktadan sonra kopuyor. Bazı ilişkiler hala devam ediyorsa bunca tek tarafli seylere rağmen oradaki kopukluk kişinin kendiyle ilişkisinde oluyor. Yakın ilişkilerden örnek verecek olursam eğer diyelim ki çocukken akrabanız olan kişiler size kötü davrandı( başınızı okşamadı, sevmedi, hor gördü, aşağıladı, yok saydı,dalga geçti, sizin için bir küçük kap birşey ortaya koymadı…bunlar da kötülüktür) siz çocukken bunun farkındaydınız ama olması gerekenin bu olduğunu düşünüyordunuz; sonra büyüdünüz, kendiniz diğer insanlarla bağ kurmaya, gözlemlemeye başladınız dünyayı. Birşeyler size ters gelmeye başladı ve eskiden gereksiz kişilere çok verdiğiniz enerjinizi vermemeye başladınız, bir dakka, siz çekildiniz bir baktınız ki o şey (ilişki demeye dilim varmıyor, tek taraflı çünkü) ortada yok. İyi de siz çekildiniz diye böyle olmaması lazım gerçek bir ilişkide. Diğer tarafın hiçbir yatırımı yok hep siz yapmışsınız, siz kendinizi çekince diğer taraf saldırmaya başlıyor: sen çok değiştin, sen kendini ne sanıyorsun, para kazanıyorsun diye mi burnun büyüdü senin, okuduğun okula mı güveniyorsun…. Haklı olduğu kesin: Siz çok değistiniz, artık o kişileri gerçekten olması gereken yere koydunuz ve gereksiz ilginizi kestiniz. Bu anlattığım sağlıklı bir yetişkinin yaptığı ve sonrasında  gördüğü tepkiler. Bir de hiç ötekiyle sağlıksız ilişkisini kesemeyenler var, tabiri caizse karşı taraf ne yapsa, ne kadar zarar verse ‘olsun o benim…., bana çok emeği var’ diyenler. Ya da ama olur mu, ilişkilerin böyle olması gerekir biz böyle öğrendik diyenler. Ama içten içe mutsuzlar, sıkıntılılar,  işte onlar da kopuyor ama bu kez kendi gerçek benliklerinden. Çünkü hissettiklerini, yaşadıklarını yok sayıp ötekiyle olan sağlıksız ilişkisini devam ettirmeye yemin etmisler 😁

Toparlayacak olursam eğer, hangi açıdan bakarsanız bakın, bir söz var küçük kalkar büyüğe bakar. Siz ne yaparsanız sizden küçüğe dönüp aynısını size yapar. Yapmayanlar ise kendi yapılarından yapmıyordur sizin bir hikmetinizden değil yani. Bazen birşeylerin kopması gerekir, kopsun ki gereksiz kişilerin yüklerini daha fazla taşımayalım. Kendi adıma kendi yükümü kimseye vermedim vermem gerektiği zamanlarda bile alacak birini bulamadım. Kendi çocuklarıma sadece kendi sorumluluklarını almalarını aşılamaya çalışıyoruz babalarıyla. Bir diğerine destek olun ama sırtınızda taşımayın diye. Bazı kişiler  sırtınıza kamburdur, siz onu yere bırakana kadar. Kolay değil biliyorum ama bir noktada kendi yolunuzda olduğunuzu hatırlayıp bırakmanız gerekir. Herkes kendinden ve kendi hayatından sorumlu. Bu bencillik değil aksine yetişkin olmanın kuralı. Bunun yanında bir diğerine destek de olmalı bazen koluna girmeli, bazen sırtını sıvazlamalı ama onun yükünü almamalı. Benim kopuk olduğum doğru, koptuklarım düşünsün. Gereksiz her kişiyle , gereksiz her ilişkiyle arama mesafe alalı çok oldu. Gerçekten büyümek böyle birşey 😁Evet biz çok büyüdük, dünyayı, evreni, asıl hikayeyi gördük diyelim😉

Sevgiler…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!