Derdin ucu derinde!

Kendimle oturmuş kahve içerken aklımdan bir sürü düşünce geçiyor bazıları yararlı bazıları değil, insan olmanın doğası bu . Düşündüm de insan olarak hep olumsuz olandan kaçınma, kurtulma amacı taşıyoruz, bu bir düşünce olabildiği gibi bir olay, durum ya da kişi de olabiliyor. Şu sıkıntılar bir bitsin siz o zaman görün diyerekten devam ediyoruz. O sıkıntı yaratan şey her ne ise ortadan kalkarsa o zaman her şey çok iyi olacak diyoruz. Öyle mi peki?

20 küsur yıldır eğitim sürecimi de dahil edersen gördüğüm insanların nerdeyse tamamı kendilerinde sıkıntı olan şeyi ortadan kaldırmak için harekete geçiyorlar. Kiloluysa kilosundan kurtulmak, sıkıntılı bir ilişkideyse ilişkiden kurtulmak, depresyondaysa bu halden kurtulmak…  Asıl problemin o şey olduğunu ve o çözülürse her şeyin çözüleceğini söylüyorlar.  O sıkıntısı bir şekilde çözülürse ( kendi çabası olmadan) yine rahatlamiyorlar bu kez başka bir sıkıntı çıkıyor. İnsan olmanın doğası zaten böyle, bir mucadele halı. Hal boyleyken bir sıkıntıdan kurtulmaya çalışmak ne kadar doğru. Daha doğrusu sıkıntı yaratan şeyin ortadan kaldırılması, bir diğerinin değiştirilmeye çalışılması. Şu cümleleri çokça duyuyorum: ‘Bana niye böyle davranıyor, ama bunu yapmaya hakkı yok, bana bunu yapmasın, o alkol almayı bıraksın, o bana bağırmayı bıraksın….’  Uzayıp giden cümleler. Dikkatinizi çekti mi hep diğeri değişsin içeren laflar.

O şey ortadan kalktığında asıl mesele yine değişmemiş oluyor, sorun olarak görülen birçok şeyin aslında kişiyi gerçek sorunundan koruduğu haller bunlar. Asıl mesele çok derinde, yazının başlığına adını verdiği şekilde, kolay değil derdin ucu derinde diyor güzel insan. O sorun olan şey kişiyi gerçek meseleden koruyan kalkanlar oluyor. Ama kişi bunu fark edemediği için ısrarla o şeyi atmaya çalışıyor.

Çoğu zaman kurtulmaya çalıştığımız şey oluyor asıl mesele. Asıl mesele daha derinlerde oluyor. Bu dert, sorun benim hayatımda çıktığında ben neyi farklı yapıyor olacağım diye soralım kendimize. Çoğu kişi şunun dışında birşey demiyor:  Çok mutlu olurum o zaman. İyi de bu birşey yapma halı değil ki neyi farklı yaparsın dediğimizde bir cevap bulamazlar. Çünkü bunu hiç dusunmemislerdir. O yüzden kendimize sıkça soralım, sıkıntım ne, bana ne yapıyor, o hayatımdan çıktığında ben ne yapıyor olurum, bana acı veren şey o mu zeminde başka bir şey mi.

Son olarak dert, hastalık, sıkıntı, huzursuzluk ya da adına ne derseniz deyin, o negatif şey çoğu zaman sizi asıl meseleden koruyan bir şey oluyor, ondan kurtulmaya başlarken onun şimdiye kadar size kattığı şeylere bir bakın. Hangi yönden sizi korudu, sizi hayata karşı destekledi. Ne oldu da artık bundan kurtulmak istiyorsunuz. Sizde neler değişti de artık bunlar size fazla gelmeye başladı. İşte o zaman gerçek iyileşme başlıyor. Dilimizde olan değil yüreğimizde olanı görmeye, duymaya başladığımızda. Umarım kendimizi duymayı başarırız, çok zordur ama mümkündür. Yıllar önce gelen bir çift vardı çalıştığım birime, kadın ve adam orta yaş uzeriydi, kadın dediki kocam 30 yıldır alkol alıyor, bırakmasını istiyorum. Sonra adamı dinledim dediki hocam ben üniversite mezunuyum eşim ilkokul, sürekli benim önüme namazlık getirir atardı namaz kıl diye. Sürekli bana bişey öğretmeye çalışırdı, bizim zamanımızda eşinden ayrılmak yoktu bu alkol olmasaydı ben bu ilişkiye bu kadar dayanamazdım. İki tarafın ilişkiden, hayattan, birbirlerinden beklentileri ne kadar farklı ama bir noktada birisi için sorun olan bir digeri için çözüm oluyor yanlış ve sıkıntılı bir durum olsa da. Sonra adam alkolü bıraktı uzun bir süre içmedi son durumları ne bilmiyorum ama hayatta bazen görünenin arkasındakini anlamak çok kıymetlidir.

İyileşmek niyetiyle hoşçakalın 💚 

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!